Paylaş

İnsanoğlu, dünya üzerinde var olmaya başladığı andan itibaren üreterek varlığını sürdürebileceğini ve gelecek nesillere aktarabileceğini fark etmişti. Avcılık ve toplayıcılık ile atılan ilk adımların ardından tarım keşfedildi ve yerleşik hayatla birlikte üretim biçimlerinde de önemli değişimler oldu. Zamanla sahneye işin üstadı olan zanaatkarlar çıktı. Hızla gelişen teknoloji ve yeni öğrenilen bilgiler, üretim şekillerini değiştirdikçe yeni alanlar ve teknikler işin içerisine girmeye başlamıştı. Ve 1700’lü yılların sonuna gelindiğinde, bugün Sanayi Devrimi olarak adlandırdığımız ilk fitil ateşlendi, buharlı makineler. Önce dokuma tezgahlarına atlayan bu ateş, devamında elektriğin ve montaj hatlarının keşfi ile seri üretime dönüştü. 1950’li yılların ortalarından sonra devreye giren bilgisayarlar, bilgi akışı ve iletişim altyapısını kökten değiştirdi. Son 10 yılda ise endüstri, dijitalleşme rüzgarının etkisi altında. Nesnelerin interneti, yapay zeka, otonom sistemler, akıllı fabrikalar, karanlık üretim tesisleri ile endüstri artık 4.0 ve ileriye doğru gidiyor. Endüstri evrimleşmesini sürdürüyor.

 Sanayide özellikle son 200 yıldır yaşanan bu hızlı değişim ve gelişimin geldiğin son nokta Endüstri 4.0, gündemi her gün yeni bir çıktıyla meşgul etmeye devam ediyor. Hemen her gün farklı bir sektörden ya da markadan bu alana dair yaptıkları yatırımları duyuyor ve üretim şekillerindeki değişimleri günlük hayatımızda daha fazla hissediyor oluyoruz. Toplumların yüzyıllardır yöresel ve yerel olarak kullandıkları üretim modelleri, günümüzde küresel hale dönüşmüş durumda. Elle yapılan, tek ve benzersiz ürünlerin yerini tamamen otonom ve dijital sistemlerin kullanıldığı seri üretimler aldı. Artık geleceğin dünyasında yerini almak ve gücünü korumak isteyen işletmeler, Ar-Ge ve tasarım süreçlerinden başlayarak satış ve pazarlamaya kadar tüm süreci akıllı robotlar, otonom araçlar, yapay zeka sistemleri, internet nesneleri kullanarak yapıyorlar. Endüstri 4.0’a geçtik ve hatta onu da geçmek üzereyiz…

Endüstri 4.0 nedir?

Endüstri 4.0, üretim modellerinin birbiriyle sürekli haberleştiği ve teknoloji ile değer zinciri kavramlarının bir bütünlük oluşturarak siber-fiziksel sistemlere dönüştüğü bir üretim modelini ifade ediyor. İşin içerisinde hemen hemen her aşamada dijitalleşmenin olduğu bu sistemde, tüm cihazlar birbirleriyle konuşarak akıllı fabrikalara dönüşüyor ve tüm süreci kontrol altında tutarak çıktıya bu şekilde ulaşıyor. Tüm cihazların sadece kendi aralarında değil aynı zamanda üretim üzerine çalışan insanlarla da haberleştikleri Endüstri 4.0’da her şey dijitalleşiyor ve internet tüm adımlarda kullanılan temel araç oluyor. Bu üretim modelinde, daha öncekilerden farklı olarak birçok avantaj, farklı katmanlarda sunularak daha seri, hatasız, hızlı ve çok üretim amaçlanıyor. Endüstri 4.0’da sistemler sürekli gözetim altında tutulduğu ve izlendiği için arızalar ve hatalar önceden tespit edilerek olası üretim aksamalarının önüne geçiliyor. Bunun da ötesinde yapay zeka sistemleri çok sıkça kullanıldığından cihazların öz benliklerini kazanması ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Üretim daha çevre dostu şekilde yapılarak karbon izlerinin azaltılması amaçlanıyor. Kaynaklar daha tasarruflu kullanılıyor. Yüksek verimlilik elde edilerek gereksiz tüm adımlar aradan çıkartılıyor. Maliyetler azalıyor ve esneklik artırılarak tam zamanlı bir üretime geçiliyor. Sistem tamamen dijitale adapte olduğu için de sürekli bir değişim ve gelişim süreci izlenebiliyor.

Nereden geldik, nereye gidiyoruz?

Tarih boyunca insanlar dünyayı ve doğayı keşfettikçe üretim modellerini de her yeni bilgiyle yeniden düzenleyip, değiştirdiler. Devrim niteliği taşıyan ilk büyük değişim anı da avcı ve toplayıcılıktan yerleşik düzene ve tarıma geçiş oldu. Tarımsal üretimden elde edilen veriler, uzun yıllar boyunca farklı üretim modellerinin de doğmasına neden oldu. İkinci büyük atılım ise tarihe Sanayi Devrimi olarak geçen buharlı makinelerin icadı ile yapıldı. İngiltere’de dokuma tezgahlarının mekanikleşmesini sağlayan bu gelişme ile hareket gücü artırıldı ve bu da üretimin hızla çoğalmasına neden oldu. Buhar için ihtiyaç duyulan kömür de demirin ham madde olarak üretilmesindeki hızlanmada süreci etkileyen diğer bir unsurdu. Çünkü bu gelişme, demiryollarının yaygınlaşmasını, dolayısıyla ticaret yollarının değişmesini ve farklılaşmasını sağlayacaktı.

Üretimde bunlar olurken teknoloji de bir yandan gelişmeye devam ediyordu. 19 yüzyıl sonlarında elektrikle ilgili bilginin çoğalması, onun kullanım alanlarını da değiştirecek ve bu yeni enerji kaynağı hızla endüstriyel üretime yansıyacaktı. Montaj hatları değişti, seri üretim kavramı geldi. Fabrikalarda yeni modeller uygulanıyor ve çıktılar her geçen gün çoğalıyordu. 2. Sanayi Devrimi çoktan yapılmıştı.

Sırada televizyon, radyo derken yarı iletken teknolojilerdeki değişim ve iletişim dünyasındaki devrim vardı. 1950’li yılların sonuna doğru bilgisayarlar gün yüzüne çıkmaya başladı. Bilgi ve iletişim sistemleri artık daha önce olmadığı kadar hızla değişiyordu. Üretimde otomasyon kavramı bugünlerde ortaya çıkıyor, tüketim de buna ayak uydurunca üretim modelleri ve sanayinin işleyişi baştan aşağı değişiyordu. 3. Sanayi Devrimi o kadar hızla hayatımıza girdik ki, bir sonraki adım için arada geçen sürede, daha önce dünya tarihinde olmadığı kadar çok bilgi üretimi yapıldı ve paylaşıldı.

Birinci devrimde üretim makineleşti, ikincisinde ise bu makineler seri üretime geçtiler. Üçüncü adımda seri üretim giderek hızlandı ve otomasyon sistemleri işin içerisine girmeye başladı. Son olarak Endüstri 4.0 ile de bu otomasyon süreci akıllandı, bağlantılı ve otonom hale geldi, dijitalleşti ve biyoteknolojik bir şekle büründü. Kısacası Endüstri 4.0 ile her şey dijitalleşti. İnternet üzerinden küresel olarak birbirine bağlandı ve kendi kendisini yönetebilecek bir otonom sürece büründü.

Türkiye’nin yol haritası…

Türkiye’de de son dönemlerde yapılan birçok yatırım var çalışmayla Endüstri 4.0 yolunda önemli adımlar atılmaktadır. Kamunun yaptığı destekler ve teşviklerin yanında özel sektörden birçok firma bu alana yüzünü dönerek üretim süreçlerini dijitalleştirme adına çalışmalar yapıyor. T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Endüstri 4.0 yolunda Türkiye’nin atması gereken adımları ve çözüm önerilerini içeren “Dijital Türkiye Yol Haritası”nda imalat sanayinin dijitalleşmesi için bir yol haritası da çıkarılmış durumda.

Kısa, orta ve uzun vadeden oluşan bu haritaya göre birinci aşamada (1-2 yıl) imalat sanayinin dijital dönüşümüne ivme kazandıracak somut adımların atılması ve dönüşüm sürecini tetikleyecek fikri ve fiziki altyapının oluşturulması hedeflenmektedir. İkinci aşamanın (3-5 yıl) amacı ise yetkinliklerimizin ve altyapımızın daha da güçlendirilerek dijitalleşme yolculuğunda bizden önde olan ülkelerle aramızdaki açığın kapatılmasıdır. Yol haritasının uzun vadeli (6-10 yıl) vizyonu ise ülkemizin imalat sanayinin küresel değer havuzlarından daha fazla pay alması ve seçili teknoloji alanlarında bölgesel veya küresel lider olmasıdır.